logo

reklam
18 Mart 2025

Okumuş: “KADINLAR YALNIZCA MOR RENGE HAPSEDİLEMEZLER…”

Ak Parti Yalvaç Kadın Kolları Başkanı Burcu Okumuş ve yönetim kurulu üyeleri, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle şehit kabirlerini ve bir şehit ailesini ziyaret ettiler.

Gün nedeniyle Başkan Okumuş, bir basın açıklaması yayımlayarak “Kadınlar yalnızca mor renge hapsedilemezler” dedi.

Okumuş’un açıklaması şöyle:

“18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Millî Mücadelemizin en önemli güç kaynaklarından birisi olup millî şuurumuzun sürekli ayakta ve hayatta kalması açısından da büyük bir öneme sahiptir.

Çanakkale Savaşı’nda bir ölüm, kalım mücadelesi veren Türk Milleti, ordusuyla,  cemiyetleriyle, basınıyla, kadın, erkek, çocuk, yaşlı tüm paydaşlarının katılımı ile büyük bir  zafer kazanmış, dünya tarihine asla silinemeyecek bir iz bırakmıştır.

Türk kadını, Çanakkale Savaşı boyunca; düşmana karşı cephede erkeklerle birlikte omuz omuza savaşmış, cephe gerisinde gösterdiği büyük fedakârlıklarla da Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında aktif rol üstlenmiştir.

Cephedeki kahraman mücadeleleri ile destanlaşan ve sembolleşen Türk Kadınları Nezahat Onbaşılar, Zeynep Mido Çavuşlar, “Adım Ahmet idi. Benim kadın olduğumu kimse bilmiyordu. Şarapnel ve kurşunlarla dokuz yerimden yaralandım. Milli muharebelerimize de gönüllü iştirak ettim…” diye anlatan Mücahide Hatice Hanımlar, erkek kardeşinin ölümü üzerine onun yerine saçlarını kestirip cepheye giden “İvrindili Mehmetçik”ler, “Çanakkale de Bir Melek” lakaplı Melek Hanımlar, bedeninden 52 kurşun çıkan keskin nişancı kızlarımız ve daha nice nice kahraman Türk kadınları  Çanakkale Zaferimizde büyük mücadeleler vermişlerdir.

Türk kadını cephe gerisinde ise Mehmetçiğin sağlık hizmetleri başta olmak üzere, kılık-kıyafet ihtiyacının sağlanması, gıdasının tedarik edilmesi gibi yaşamsal önemde görevler üstlenmiştir.

Türk kadınının Çanakkale Zaferinin kazanılmasında üstlendiği en önemli görevlerden bir tanesi ise savaş sürecinde açmış olduğu derneklerle, cemiyetlerle; Türk ve dünya kamuoyunda oluşturduğu sosyo-psikolojik algı, destek ve gerçeklik süreçleridir. Açtığı cemiyetler, dernekler ve basın yayın kuruluşları aracılığı ile ülke satında ve tüm dünyada Türk Milletinin haklı mücadelesinin sesinin duyurulmasında başat roller oynamışlardır.

Bu açıdan örneğin cephede savaşan askerlere, yaralı ve hastalara, kimsesizlere ve bakıma muhtaç olanlara, şehit ve asker ailelerine, göçmenlere, esirlere yardım eden Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi oldukça önemli görevler üstlenmiş ve bu faaliyetlerini aşhane, çayhane, hastane, dispanser, sanat evi, atölyeler, şifa yurtları gibi kuruluşlar aracılığıyla gerçekleştirmişlerdir.

Yine kadınlar maliyede, ulaşım ve haberleşmede, belediye hizmetlerinde yoğun olarak çalıştıkları gibi savaşın ilerleyen dönemlerinde kurulan işçi taburlarına da katılarak yol ve köprü yapımında çalışmışlardır.

Türk Kadını Çanakkale Zaferi ile toplumun birleştirici ve bütünleştirici bir yapıya kavuşturulmasının temellerini o günden bugüne atmıştır. O gün olduğu gibi bu günde Türk Kadınının askeri, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal birçok yaşamsal alanda önemli görevler üstlendiği görülmektedir.

Bilinmelidir ki; Türk kadını halen Çanakkale Cephesindedir. 110 yıldır vatan savaşının en ön cephesinde olduğu gibi bu günde;  aile içi şiddet konusunda yaptığı çalışmalarla da bilinen ilk kadın bölük ve ilçe jandarma komutanı olan Şehit Yarbay Songül Yakutlar, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçınlar,  şehit polis Cennet Yiğitler ve ismini burada sayamadığımız nice nice kahramanlarla o şanlı mücadelelerini sürdürmektedirler.

İşte bu nedenlerle kadınlar yalnızca mor renge hapsedilemezler, sığdırılamazlar…

Bu düşüncelerle Çanakkale Zaferi’mizin 110’uncu yıl dönümünde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’müzde tüm şehitlerimizi ve kahramanlarımızı rahmetle ve şükranla anıyorum.

Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.